AİLE ve ÇOCUK Çocuk Eğitimi Tüyoları

Çocuklukta Edinilecek Kazanımlar

10 yıl önce | okunma

Bilişsel Kazanım

Düşünceye dayalı eğitsel hedeflerin sınıflanması yöntemidir. Bilişsel alan Bloom’un sınıflandırma yöntemi olarak da bilinir ve bir çocuğun düşünce seviyesini ortaya koyan davranışı içerir. Bu alanın en düşük düşünce seviyesinden en yükseğe doğru altı düzeyi vardır ve bu düzeyler şu şekilde sıralanır:

  • Bilgi (En Düşük Seviye) aktarma, belli bir parça aktarma,
  • Yorumlama -açıklama, bildirme, yeniden kelimelere dökme,
  • Uygulama -kullanım, gösteri, deneme,
  • Analiz -inceleme, araştırma, deney,
  • Sentez – oluşturma, tasarım, öngörme
  • Değerlendirme (En üst düzey) hüküm verme, oranlama, destekleme davranışlarıdır.

Bloom’un sınıflama yöntemi en düşük düzeyde bilgiyle en karmaşık yüksek düzey olan değerlendirme arasındaki düzeyleri sınıflandırmasının yanı sıra en yüksek düzeyde düşünmenin ancak en alt düzeyde düşünme ile olması gerektiğini vurgular. Örneğin gerekli bilgiler bilgi düzeyinde bilinmiyorsa bu bilgilerin yorum safhasını oluşturmak oldukça güçtür. Bunun yanında çocukların yüksek düzeyde sentezleme yapmaları onların bilgi, yorumlama, uygulama, analiz düzeylerini başarmalarına bağlıdır. Genelde üst düzeyden başlama etkili bir yok değildir.

BİLİŞSEL KAZANIMLARIN SINIFLANDIRILMASI

 BİLGİ

Bu basamakta her hangi bir nesne ve olguyla ilgili bazı özellikleri kişinin görünce tanıması, sorunca ezberden aynen tekrar etmesi davranışlarını kapsar. Bu basamak kendi içerisinde üç alt basamağa ayrılır.

Belirgenler Bilgisi

Kavramlar Bilgisi (Terimler Bilgisi): Kavram bir konu alanında özel anlam taşıyan sözcüklerdir . Örneğin; Sosyal Bilgiler derslerinde geçen: dağ, ova, yayla, plan, kroki gibi bazı kavramlar vardır. Öğrencilerin bu kavramları tanıması ve öğrenmesi bu basamakta olur.

Olgular Bilgisi: Olgu olayların genellenmiş örüntüsü olarak tanımlanabilir. Sosyal Bilgiler Derslerinde olgular genellikle Tarih dersiyle ilgilidir. Savaşlar; devletlerin kuruluş, yükseliş, yıkılış dönemlerinin başlangıç ve bitişlerini; olaylar, olayların geçtiği yer, zamanı anlamak ve istenildiğinde ifade edebilmek bu basamağın kapsamındadır.

 Araç ve Gereçler Bilgisi: Sosyal Bilgiler derslerinde kullanılan harita, atlas, küre, tarih şeridi gibi araç ve gerçler vardır. Öğrencilerin bu araç ve gereçleri kavraması bu basamakla ilgilidir.

Belirgenlerle Uğraşma Araçları ve Yolları Bilgisi

Alışılar Bilgisi: Soysal bilgiler dersinde haritalarda kullanılan bir çok sembol vardır. Bu sembollerin kullanılması alışıdır.

Yönelimler ve Aşamalı Diziler Bilgisi: Sosyal Bilgiler dersinde tarihi olguların kronolojik bir sırası vardır. Padişahların tahta çıkışı, tarihin çağlara ayrılmasının kavranması bu basamak kpsamındaır.

Sınıflamalar ve Kategoriler Bilgisi: Sosyal bilgiler dersinde: dağ, sıradağ; iç turizm, dış turizm; köy, belde, ilçe, il gibi sınıflamalar vardır.Bu sınıflamaların kavranması bu basamağın içindedir.

Ölçütler Bilgisi: Ölçütler soyut kavramlardır. Dolayısı ile Sosyal Bilgiler derslerinde bu yönde örnek hedef yoktur.

Yöntem Bilgisi: Sosyal Bilgiler derslerinde olgular incelenirken kullanılan pek çok teknik vardır. Bu yöntem ve tekniklerin öğrencilere kazandırılması bu basamakla ilgilidir.

Bir Alandaki Evrenseller ve Soyutlamalar Bilgisi

İlke ve Genellemeler Bilgisi: Sosyal Bilgiler dersinde toplumsal olgularla ilgili ilke ve genellemeler vardır. İlkeler neden-sonuç ilişkisini belirten önermelerdir. İlke ve genellemeler bir ülkenin ekonomik yapısı onun yaşam tarzını etkileyen temel değişkenlerden biridir. Yenilikler, buluşlar, icatlar, gelenek ve görenekler; kişinin içinde yaşadığı doğal, toplumsal ve kültürel ortam bu yaşam tarzını etkileyen en önemli değişkenlerdir. Bunun içindir ki bu değerlerin öğrencilere verilmesi gerekir. Bu da bu basamağın kapsamındadır.

Kuram ve Yapılar Bilgisi

             KAVRAMA

Kavrama basamağında bilgi düzeyinde kazanılan davranışların öğrenci tarafından özümsenmesi ve kendine mal edilmesi söz konusudur. Sözlü olarak bir olgunun nedeni, nasıl ve niye olduğunu kendi cümleleriyle gerekçe gösterek açıklama, yeni örnekler verme, verileri bilip bunlar hakkında varsayımlarda bulunabilme bu ana basamağın kapsamı içindedir.

Çevirme: Sosyal Bilgiler dersinde verilerin yazıya, grafiğe veya herhangi bir şekle çevrilmesi bu basamakta olur.

Yorumlama: Sosyal Bilgiler derslerinde ilkelerin ve olguların sebebini nasıl meydana geldiğini; olgular arasındaki benzerlik ve farklılıkları kendi cümleleriyle açıklayıp ifade edebilme.

Öteleme: Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilerin bazı kurallara uyup uymamalarının doğuracağı sonuçları, verilerin belirli koşullar altında nasıl değişeceğini yazma, söyleme ve işaretleyebilme gibi davranışlar bu basamaktadır.

UYGULAMA

Uygulama basamağında kazanılan davranışlara dayanarak öğrencinin kendisi için yeni olan daha önce hiç karşılaşmadığı bir sorunu çözebilme yeteliğine kavuşması bu ana basamakta olur. Öğrenci sorunu çözerken ilgili ilkeleri genellemeleri kullanmalıdır. Sosyal Bilgiler derslerinde göç, nüfus artışı, tarım, turizm, ticaret gibi konularda öğrenciye bir sorun verilip öğrenci tarafından bu sorunu çözülmeye çalışılması gibi…

             ANALİZ

Bu düzeyde bir bilgi bütünü ya da örüntüsü öğeler, ilişkiler örgütleme ilkeleri açısından irdelenir.

Öğelere Dönük Analiz:

İlişkilere Dönük Analiz

Örgütleme ilkelerine Dönük Analiz

SENTEZ

Sentez öğeleri belli ilişki ve kurallara göre birleştirip bir bütün oluşturma işidir. Sentezde yenilik, buluş, icad, özgünlük söz konusudur. Toplumsal sorunları Çözmede yeni bir yöntem,teknik geliştirme; yeni bir plan oluşturma; toplumsal olguları açıklayan yeni ilkeler ortaya koyma gibi etkinlikler bu basamakta olur. Bu basamak üç alt basamağa ayrılır.

Özdeşsiz Bir İletişim Muhtevası Oluşturma

Bir Plan ya da İşlemler Takımı Önerisi Ortaya Koyma

Bir soyut İlişkiler Takımı Geliştirme

DEGERLENDİRME

Değerlendirme ölçme sonuçlarını belirlenen ölçüte göre inceleyip bir yarıya varma işidir. Yukarıda basamaklar sonucu ortaya çıkan ürün hakkında bir yargıya varma bu basamakta olur. Sosyal Bilgiler derslerinde ortaya konulan ürün ve süreçlerin, hem ürün hem de sürecin birlikte ancak birlikte deperlendirilmesi yapılabilir . Değerlendirme basamağı iki alt basamağa ayrılır.

– İç Kanıtlar Bakımından Yargılama        – Dış Ölçütler Bakımından Yargılama

DUYUŞSAL KAZANIM

Duyuşsal alan insanın duygularını içeren davranışları ifade eder. Daha geniş bir deyişle; insana kazandırılmak istenen duygular, tercihler, değerler, ahlaki kurallar, istek ve arzular, güdüler, yönelimler duyuşsal alanın kapsamına girer. Kişi belli nesne ya da olgulara karşı sürekli ilgi gösterebilir. Onlara karşı kararlı bir tutumu vardır ve değerler sistemi geliştirir.

Duyuşsal davranış eğitimde oldukça önemli bir yer tutar. Çünkü devlet eliyle yürütülen eğitim devletin devamını sağlayacak nitelikte etkin vatandaş yetiştirme amacındadır (1). Eğitimi duyuşsal eğitime yönelten etkenlere bakacak olursak:

  • Herkesin farklı ihtiyaç ve yetenekleri vardır. Bu yüzden herkes için faydalı bilgi anlayışı farklıdır. Bu nedenle eğitim bireyselleşmek zorundadır, çünkü hiç kimse ihtiyaç duymadığı şeyi öğrenmeye zorlanamaz.
  • Okul en kolay, en hızlı ve en yararlı en etkili şekilde nasıl öğrenilebileceğini öğretmeyi üstlenmelidir. Bilgi çağında, okul bilgiyi değil, bilgiyi sevmeyi öğretmelidir.bu hedeflere ulaşabilmenin yolu da duyuşsal eğitimdir.

Duyuşsal eğitim;öğrencinin duygu ve ihtiyaçlarını rahatça anlatmasını, kendisine ve başkalarına saygılı davranmasını ve kendini denetleme hedeflerini gerçekleştirmesini sağlamaya çalışır. Sosyal bilgiler programının amaçları incelendiğinde duyuşsal öğrenmenin önemli bir yer tuttuğu görülür.

Başkalarına karşı hoşgörülü olma, birlikte çalışmaktan zevk alma, vatanını milletini ailesini arkadaşlarını sevme, büyüklerine karşı saygılı olma gibi davranışlar sosyal bilgiler derslerinde öğrencilere kazandırılmak istenen hedef davranışlar arasındadır.

Okulun ilk yılları çocukların tutum ve inançlarının geliştiği en önemli dönemdir. Araştırmalar on üç yaşına kadar insanda oluşan tutum ve değerlerin bu yaştan sonra değişmesinin oldukça güç olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilköğretim çağı, çocukların kendi değer inanışlarını geliştirilmesi için en kritik dönemdir. Öğrencilerde tutum geliştirmek için öğrencilerin tutum objeleri hakkında bilgilendirilmesi ve bu objelerle ilgili olumlu yaşantılar geçirmesi sağlanmalıdır.Buna bağlı olarak sosyal bilgiler derslerinde kazandırılmak istenen duyuşsal hedefleri demokratik süreçlere değer veren farklı kökenlerden gelen kişilere saygı duyan ve değer veren öğrenciler yaratmak. Örneğin; sosyal bilgiler programında bulunan tarih dersinde çocuk yaşadığı ülkesinin tarihini öğrenirken milletini ve ülkesini sever, geçmişine karşı olumlu tutum geliştirir ve geçmişiyle gurur duyar. Yine coğrafya dersinde sağlanan bilgilerle öğrenci, yaşadığı bölgeyi tanır; buralardaki deniz nehir göl gibi coğrafi yapıların önemini kavrar ve onları korur. Ayrıca harita kullanımını öğrenerek daha önce görmediği yerleri gidip gezebilir, hiç görmediği bir ülkenin ekonomik faaliyetlerini, jeopolitik önemini kavrayabilir.

 

 

                         DUYUŞSAL KAZANIMLARIN SINIFLANDIRMASI

Duyuşsal alan da bilişsel alan gibi kendi arasında aşamalı olarak sınıflanmıştır. Ancak bilişsel alanın bilgi basamağında sayılabilecek bazı öğeler olmadan duyuşsal alandaki davranışlar gerçekleşmeyebilir (3).Çünkü bilmediğimiz bir olguya karşı herhangi bir sevgi, nefret, korku vb. gibi duyuşsal bir tepki geliştiremeyiz.

Duyuşsal alan aşamalı olarak beş ana basamağa ve alt basamaklara ayrılmıştır .Bu basamaklar şunlardır:

Alma                                                                            Farkında Olma

Almaya Açıklık                                                             Kontrollü-Seçici Dikkat

Tepkide Bulunma                                                         Uysallık

İsteklilik                                                                        Doyum  Değer Verme

Değeri Kabullenme                                                        Değeri Yeğleme

Değere Adanmışlık                                                        Örgütleme

Değeri Kavramsallaştırma                                              Değeri Örgütleme,

Bir Değer ya da Değerler Bütünüyle Nitelenmişlik         Genellemiş Örüntü

Niteleme

 

                      DUYUŞSAL ALANLA İLGİLİ HEDEFLER

Alma (KATILMA)

Kişi eğer nesne ve olguların farkında olmazsa ona karşı duyuşsal bir davranış geliştiremez.sosyal bilgilerde kişilerin farklı düşünce ve inançları olduğunu fark edemeyen bir kişi onlara karşı hiçbir alanda öğrenilmş bir davranışı gösteremez. Kişi önce nesnenin olgunun farkına varır ondan sonra uyarıcıya açık olabilir. Kendi içerisinde üç alt basamağa ayrılır.

Farkında Olma: Bu basamakta nesne veya olgudan gelen uyarıcının farkına varılır. Örneğin;

  • aşırı nüfuslanma sorunlarını yazma, söyleme
  • ulaşımla ilgili sorunları yazma, söyleme vb gibi…

 Almaya Açıklık: Bu basamakta kişi uyarıcıyı reddetmez, ondan kaçmaz, tersine ona doğru bir yönelim izler.Örneğin;

Hedef: Yıllık ünite düzeyinde hedef davranış: farklı inanç ve düşüncede olan kişileri dinlemeye dönüklük.

Davranışlar: Konuşanın sözünü kesmeden dinleme; hangi konuda konuştuğunu yazma, söyleme vb gibi…

Kontrollü-Seçici Dikkat: Bu basamakta öğrenci birden fazla uyarıcı arasından birini ya da birkaçını seçebilir. Dikkatini ilgisini ona doğru yöneltebilir. Örneğin; Hedef: Yıllık ünite düzeyinde ilköğretim; toplumsal sorunlarla ilgili yayınları seçmede dikkatli oluş.

Davranışlar: Televizyonda toplumsal sorunlarla ilgili yayınlardan en az üçünün adını yazma, söyleme; bu yayınların hangi devirlerde ve ne zaman yapıldığını yazma söyleme; toplumsal sorunlarla uğraşan en az üç kişinin adını yazma söyleme…

Tepkide Bulunma

Bu basamakta ilgiler söz koknusudur. Kişi uyarıcıya karşı uysallık isteklilik gösterebilir.

Uysallık:

Hedef: Bir öğrencinin arkadaşlarıyla çalışırken birlikte belirlenen kurallara uymaya razı oluş.

Davranışlar: Çalışmaya belirtilen zamanda gelme; verilen görevi itiraz etmeden gereği gibi yapma; görevi zamanında bitirme…

İsteklilik:

Hedef: Sosyal yardım kurallarına çalışmaya gönüllü olmak.

Davranışlar: Sosyal yardım kolunun etkinliklerine isteyerek katılma; Sosyal yardım kolunun etkinliklerine zaman ayırma; görevini isteyerek yerine getirme…

Doyum:

Hedef: Grupca demokratik olarak kendisine verilen bir işi yapmaktan zevk almak.

Davranışlar: Kendisine verilen görevi yapmak için zaman ayırmak; Boş zamanlarında grup çalışmalarına gönüllü katılmak.

 

Değer Verme

Bu basamakta Sosyal bilgiler için tutum, inanç ve değerlerle ilgilidir. Değerler, tutumlar ve inançlar tümüyle kişi tarafından oluşturulmamıştır.

Değeri Kabullenme: Uyarıcıya karşı kişi sürekli aynı duyuşsal tepkiyi verebilir.

Hedef. Yurtta barış dünyada barış ilkesinin önemini takdir etme.

Davranışlar: Bu ilkeyi savunan konuşmalar yapma; Bu ilke ile yazıları sürekli olarak okuma…

    • Değeri Yeğleme: Bu basamakta toplumca oluşturulan değerlerden biri diğerlerine göre daha üstün tutulur.

Hedef: Her türlü eleştiriye açık olma

Davranışlar: Arkadaşlarından kendini eleştirmelerini isteme; yapılan eleştirileri karşı çıkmadan dinleme; Kendini eleştiren kişilere kızmama, darılmama aksine onlara teşekkür teme…

    • Değere Adanmışlık: Bu basamakta kişi başkalarını bu değerin peşinde sürüklemek için çaba harcayabilir.Burada kişi değerşle özdeşleşmiştirç Bu düşünceye göre kişi hedefine, davasına, partiye özveride bulunarak katkıda bulunma amacındadır. Bu nedenden dolayı bu basamakta ilköğretim 4. ve 5. sınıflar düzeyinde sosyal bilgiler dersin açısından hedef ve davranış önerilememiştir.

Hedef: Ulusun bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğü için özveride bulunmaya adanmışlık.

Davranışlar: Ailesinin, ulusunun, insanlığın mutluluğu için özveride bulunmaya adanmışlık…

İlköğretimde duyuşsal alanda kazandırılabilecek hedefler değer verme basamaından yukarı çıkamaz. Çünkü örgütleme ve kişilik basamakları kişide ancak 30 yaşından sonra oluşabiliyor. Bu sebeple ilköğretim sosyal bilgiler dersinin duyuşsal alanla ilgili hedefleri değer verme basamağına kadar yazılmıştır.

PSİKOMOTOR KAZANIM

 Psikomotor sözcüğünün Türkçe’de “Devimsel, Devinsel, Devinişsel, Devinimsel” gibi Türk bilim adamları tarafından kullanılan değişik ifadelerine rastlamaktayız. Psikomotor Alan duyu organları zihin ve kasların birlikte çalışması sonucu ortaya çıkan davranışları içerir. Psikomotor davranışlar zihin ve kasların ortak çalışması sonucu ortaya çıkan davranışlardır. Yürümek, konuşmak, yazmak gibi günlük hayatımızda sürekli kullandığımız beceriler; dans etmek, gitar çalmak, futbol oynamak gibi uzmanlık gerektiren beceriler de psikomotor becerilerdir .

Eğitimde ise örneğin, ilköğretimin ilk sınıflarında hedef alınan kalem tutma, parmak kaldırarak söz istediğini belli etme, kitabı belli bir uzaklıktan okuma gibi davranışlar psikomotor alanın kapsamı içindedir. Hatırlarsanız eğitim hayatımızın daha başlarında yıllar önce o yıllardaki öğretmenlerimiz bizlere “kalemi elinize alın şu şekilde sağdan sola doğru bir ‘O’ çizin” demişlerdir. İşte daha o yıllarda öğretmenlerimiz psikomotor becerilerimizi geliştirme yolunda bizlere talimat veriyordu. Açıklamak gerekirse öğretmenlerimizin burada bizden yapılmasını istediği psikomotor beceri kalemi doğru ve rahat bir şekilde tutarak satır aralarına zihinsel ve kas koordinasyonu ile istenilen harfi istenilen şekilde çizmekti.

Okullardaki beden eğitimi, resim, müzik, işteknik, yazı, derslerinde öğrencilere kazandırılmak istenen davranışların bir çoğu psikomotor becerilerdir. Sosyal Bilgiler dersinde ise “harita, kroki, plan çizmek; vaka incelemesi yapmak” gibi davranışlar da zihin ve kas koordinasyonu -psikomotor beceri- gerektirir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.