MESELE
Mesele sadece aldatıp aldatmamaksa yazarın son savı; ”İyi aldatılırken en azından görünüşte de olsa kötü aldatılmamaktadır.” doğru bir sav olarak kabul edilebilir…
Fakat meseleyi ”aldatmaya” getirmeden de iyi ve kötü hakkında, iyiliğin kötülük, kötülüğün iyilik olduğuna dair ispatlara varılabilir. Bu konu için kuantuma baktığımızda, kuantumun temel noktalarından biri bir yerlerde bir boşluk olduğudur. Çünkü balans denilen denge mevzusu varlığın karşısına bir boşluk, bir hiçlik kurmak zorundadır. İyilik ve kötülüğün zıtlığından farklı bir denge durumundadır. Varlık ve hiçlik denge durumundayken, iyilik ve kötülük nazaridir. Yani kişi bakış açısına bağlıdır, diyalektik bir var etmedir.(Efendiyi kölenin efendi, Köleyi efendinin köle yapması).
Metafizik var oluş anlayışı, var oluşun sevgi üzerine kurulu olduğunu, var olmuş her şeye karşı sevgiyle yaklaşılması gerektiği üzerine kuruludur. Bu anlayışı hümanizmle bağdaştırmak yanlış olmaz.
Tasavvufun, dervişlerin ortaya attığı, başlı başına bir dini görüş olan, İslam dini ile de uyuşan bu her şeye sevgi gösterme, yani var olana sevgiyle yaklaşma, var oluşun temelinde sevgiyi, Tanrı’dan bir parçayı görmek. Fakat kuantuma göre bir yerlerde bir boşluk olduğu fikri boşluğu da(hiçliği)varlıktan daha önceyi koyar. Boşluk varlıktan önce olmak zorundadır. Varlık ancak boşluktan ibaret olan bir şeylerin üstüne var edilebilir. Boşluğu varlıktan önceye koyarsak, bir yerlerde hala boşluğun olmak zorunda olduğu(önceden beri) ve varlığın bu dengeyi bozduğu, varlığın bir şeyleri ters götürdüğü söylenebilir. Yani varlık evrende ters giden bir şeylere sebep olmaktadır.
Fakat metafiziksel görüşler varlığı sevgi olarak yorumlamaktadır. Ters giden şeyin mimarı olan varlığa sevgi göstermeli vs. Buradan yola çıkarsak, iyiliği öğütleyen dinlerin sevgiyi öğütlediği, sevgiyi iyilik olarak gördüğü fikrine de varabiliriz. Sonuç olarak sevgi kuantum açısından kötüdür. Meseleyi aldatmaya getirmeden de aynı sonuca, yani iyiliğin kötülükten daha az tercih edilebilir bir seçenek olduğuna da varılabilir. Fakat yine aldatma açısından bakarsak, iyiliğe kötülük ederek iyiliği tercih etmek, aslında bu tercihin temelinde kötülük etmek olduğunu, Kafka’nın evrenin dengesini sağladığını söyleyebiliriz. Çünkü Kafka iyiliğin ve kötülüğün ötesinde yine erdemli olmayan bir tercihin yattığını bizlere ispat etmektedir.

