Ailece Yapılabilecek Etkinlikler

Birlikte Hikayeler Okuyun (Örnek Hikaye)

6 yıl önce | okunma

Çivi

Nedim çok haşarı, yaramaz ve kafası hep kötülüklere çalışan bir çocuktur. Annesi ve babası çalıştığı için onunla fazla meşgul olamazlar. Annesi çocukları çok fazla sevmez. Bu yüzden Nedim’le ilgilenmek babasına düşer. Babası da uzunca bir süre toplantılara girdiği ve yoğun çalıştığı için Nedim’le fazla meşgul olamaz. Nedim de ilgi çekmek için daha fazla haşarılık yapar. Mahalledeki çocuklarla geçinemez, okulun camlarını indirir. Bağırır, çağırır. Hatta okulda bir çete kurar, bazı çocukların zorla paralarını alır. Yaşlı teyzelerin bahçelerine izinsiz girer, meyveleri toplar. Küçükleri döver. Kısacası, tam bir “baş belası” olmuştur. Nedim’in babasına şikayetler gelir ve bunların ardı arkası kesilmez.

civiBabası bir Nedim’i tuttuğu gibi üzdüğü komşulardan birinin yanma götürür. Özür diletir ona ama “baş belası Nedim” gene tüm mahalleye kötülük etmeye devam eder. Babası Bu çocuk şeytanın ta kendisi, ne yapsam da adam etsem diye düşünürken annesi Nedim’i umursamaz bile, ne giymeliyim, nereye gitmeliyim diye düşünür.

Bir gün yan mahalleden tanıdıkları bir öğretmen evlerine gelir. Nedim’in halini görünce, “Güzel yavrum, sana bir şey söyleyeceğim. Her sinirlendiğinde veya içini kötülük kapladığında şu kapıya bir çivi çak…” der. Bu öğretmen Nedim için tutulmuştur. Tam 6 ay boyunca onunla birlikte olacaktır. Babası çareyi onunla ilgilenecek birini tutmakta bulmuştur. Nedim ilk gün o kapıya 37 tane çivi çakar. Daha sonraki günlerde çiviler gittikçe azalmaya başlar. Öğretmenin sevgisi ve ilgisi ile küfürlü konuşma, bağırma ve saldırganlıkları azalan Nedim iyiye gitmektedir.

Derken öyle günler gelir ki, Nedim kapıya hiç çivi çakmaz istemez. Bu sefer öğretmeni her gün bir çiviyi kapıdan almasını söyler. Nihayet kapıda hiç çivi kalmamıştır. Öğretmen Nedim’i alır ve en son çivi de kapıdan çıktığında onu kapıya götürür. “Bak yavrum, çivilerin hepsini çıkardın, ama kapı eskisi gibi değil. Çivileri çıkartmana rağmen kapıda bir sürü delik var. Bu delikleri nasıl düzeltebiliriz?” diye sorar. Nedim düşünür ama cevap bulamaz.

Öğretmeni, “Yavrum, bir insana kötülük yaptığın zaman çivileri çakarsın. Sonra özür dilediğin zaman çivileri çıkarırsın ama o kişiyle aran eskisi gibi olmaz. Kapıdaki delikler gibi insanların kalplerinde, yüreklerinde delikler bırakırsın, yani ne kadar özür dilersen dile bazı hatalar tam olarak telafi olmaz. İnsanları kırmak çok kolay, tamir etmek zordur. Önemli olan kalplerini kırmadan iyiliklerle bu dünyayı güzelleştirmektir.” der.

Küçük Nedim asıl büyük dersini şimdi almıştır. Öğretmenin söylediği birkaç cümle aklını başına getirmiştir. O günden sonra annesi ve babasından bulamadığı sıcaklığı, sevgiyi ve ilgiyi öğretmeninde bulmuştur Nedim.

Çocuklar sevgi ve ilgi ister. Sevgi ortamında büyüyen çocuklar mutlu bireyler haline dönüşürler.

Ağaç yaşken eğilir. Küçükken sevgiyi, eğitimi, saygıyı çocukların kalplerine sokabilen ebeveynler üzülmezler.

Çocuk eğitmek sabır ister. insanları kırmak, üzmek ve sonra özür dilemek marifet değildir. Kırdığımız kişilerin yüreklerini tamir etmek de kolay değildir.

Sevgi büyük bir tılsımdır. Bu tılsıma dokunanlar ışıklı bir dünyada yer alırlar. Öğretmenler bir toplumun en kıymetli unsurlarıdır. Bir gençliğe şekil vermek ve yoğurmak için sabır ve sevgiyle çalışırlar. Öğretmenlerimizin değerini bilmeliyiz.

Not: Sitemizdeki tüm hikayeler için tıklayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.