Dudaklar Sustuğunda Kalemler Kanatlanır

NEYİ BEKLİYORUZ? (STRES, DEPRESYON)

İnsanların temsil ettikleri sistemleri (görsellik, işitsellik,dokunsallık) çözünce anlaşmak daha kolaydır.Görseller hep görmeye dayalı cümle kurar., hızlı konuşurlar. İşitseller yürürken çok ses çıkarır, duymakla ilgili çok şeyden bahsederler.Dokunsallarsa ağır konuşur ve başlarını önlerine eğerler.Bir bayanda bu tgemsiller çoktur çünkü bayan doğurgandır ve doğurdukları farklı sistemdeki birey ya da bireylerle bu şekilde anlaşabilir.
Anlaşma, insanların temsil sitemleri dışında hayatımızda önemli kavramlardan biri de stres olgusudur. Strese yol açan birçok koşul vardır. Örneğin: Ya sizden bir şey beklenmektedir, ya duruma belirsizlik hakimdirya da ,sonuç sizin için önemlidir. Sinir sistemini ayakata tutan tek vitamin B12 ‘nin de her gün alınmaması stresi depresyona çevirebilir.Doğadan uzaklaştıkça, strese yol açan yiyecekler olan çay, kafein,un ,tuz vs gıdalar günümüzde herkesin stresle yaşamasına yol açıyor. Vücudun ihtiyacı bir gram biz ise bu gıdalrdan dört beş gram tüketerek kendimizi strese sokuyoruz.
Bedenimizdeki atıklar, doğru nefes alamamak da stresi besliyor.Bedenler atıklar nefesle %70, deriyle %20, idrarla %7 olarak atılır.Diyaframdan alınan doğru bir nefesle tansiyon kontrol altına alınabilir.Öksürüğmüzdeki ‘öhhö’sesi kalp damarlarını, ‘huh’sesi ciğerlerimizi,’hah’sesi enerjimizi temizler.Düzgün nefeste sol elini göğsüne koy, sağ elini göbek deliğinin üstüne koy, nefes alırken karnını dışarı çıkar , nefes verirken içeri çek, başını dik tut. Ve tüm bu sağlık bilgilerinin yani işin bilimsel yönü dışında önce yaşama amacını kavra, inancınla yaşama bak ki yaşananlar, yediklerin, ya da tüm saydığım sebepler stres yapmasın .Gülüp geçebilemyi, olayların ardındaki hayrı görebilmeyi, her şeyde bir hayır olduğunu bilmeyi,Yaradandan ne gelirse kabulümdür diyebilmeyi öğrendiğinde zaten stres diye bir kavram olmayacaktır ki hayatında. Müslüman gönülde keder, ümitsizlik, daralma olmamalıdır. Depresyon modern çağın, inanç boşluğunun hastalığıdır.
Hayatta zıtlıklar anlamlı bütünleri oluşturur. Elbet daraltan, üzen , yaralayan zamanlarımız olacak ki şükrün tadını anlasın gönül. Mutluluğun, sağlığın kıymeti ancak hüzünde ve fakirlikte anlam bulur.’ H2 ‘ siz olun, ‘O’ sevmediğiniz biri olsun. Biraraya geldiğinizde ‘H2O’ =SU harika bir uyum olmadı mı? Kainatı okumayı deneyin. Ondaki uyumu fark edin ki stres vs dünyevi hastalıklara mahal vermeyin . İnanın yapabileceğinize. O kadar da zor değil ki dürüst yaşamak, doğru yaşamaya çalışmak. Beden zihnin öngördüğü şeyi yapar. Ve beden dili her şeyi ele verir. Birinden hoşlanınca büyüyüyen gözbebeği, yalan söylenildiğinde küçülür. Öyleyse bedenine yanlış bişe yaptırmamaya çalış bil ki beden dilin gerçekleri ifade edecektir ve vicdanın hep kendini hissettirecektir. Bedeninin sana değil senin bedenine nefsine hakim olarak yaşayabileceğin bir hayatı hedefle. Depresyonmuş, umutsuzlukmuş seni esir alamasın gönlünde.
İnsan Yaradandan geldiği için yaşananların hepsine ‘Hoşgeldin’ derse stres mi kalır o gönülde.Sıkıntıyı yumruk olarak gör, uğraşırsın açamazasın ama hoşgeldin dediğinde birden açılıverir. Ses nerden çıkarsa karşısındaki de onu ordan alır. Gönülden çıkan gönle gider. Bir bardak çay içmek için demlenmesini bekliyoruz da sözlerimizi demlemek, durup düşünmek için niye beklemiyoruz? Ya da hayatımızın amacını kavrayıp bu uğurda bir yaşama yönelmek için neyi bekliyoruz?

Editör • 3 Nisan 2016


Previous Post

Next Post

Bir cevap yazın

Your email address will not be published / Required fields are marked *