Dudaklar Sustuğunda Kalemler Kanatlanır

GERÇEK

İnsanlığın kıyısına vuran gerçekler, Görmezlikler kumsalına varamadan,dalgalarla yok olur giderdi karanlıklarda. O karanlıklar ki yeryüzünde daha karanlık bir yer daha yok. Tüm okyanusların,denizlerin dibi kapkara bir bilinmezlik. O bilinmezlikte arınmaya çalışılan nice günah saklı her vicdanda. Hiç bilmek istemediğimiz,yüzleşemediğimiz Kaçtığımız tüm pişmanlıklar,acılar, susuşlar, O derin karanlıklarda gömülüdür Sorumluluğunu almaktan kaçtığımız her günah Böyle unutulur,unutturulur, bu…

Devamını Okuyun

İNSAN OLMAK BU KADAR MI ZOR?

Birbirini severek, kin gütmeden, çıkarı olmadan, karşılık beklemeden,Arkasından konuşmadan, birbirinin kuyusunu kazmadan, ayıbını deşmeden, Paylaşarak, içten gelerek, Yaratan’dan ötürü severek, insan olduğu için değer vererek,Canın kıymetini bilerek, farklılıklara saygı duyarak, aşağılamayarak, yermeyerek, Kendimizi birilerinden üstün görmeyerek, duyarsızlaşmadan, gaddarlaşmadan,Kusurlarımızı yüze vurmadan, hor görmeden, incitmeden, kırmadan, kınamadan, Dedikodu yapmadan, manalı gözlerle süzmeden, nazar etmeden, küfretmeden,Doğaya zarar vermeden,…

Devamını Okuyun

HAYAT OYUNU

  İnsan hayatının üç safhası vardır. Doğum, yaşam ve ölüm. İnsanlar doğum ve ölümlerinin farkında değildir, çoğu kez de yaşamlarını farkında olmadan öylesine yaşarlar. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren bir yandan yaşamaya bir yandan ölmeye başlamışızdır bile. Rollerimiz vardır, sorumluluklarımız, yaşamamız gerekenler, almamız gereken dersler… İşte bu yüzden dünya büyük bir sınav yeri ve de bir…

Devamını Okuyun

YANKI

Susturamadıklarımız vardır ya saklı kalanlarda, sessiz çığlıklarla hapsolur acılarımıza An gelir feryat figan etmek isteriz de biliriz kime ne fayda… İnsan susuyorsa yanmıştır biliyordur, edebin örtüsünde gönlünü dinliyordur. Hem anlatmak dinleyende can bulmuyorsa, ne fayda sözlerin boşluktaysa… Oysa boşluk bile yeri gelir karşılık verir sana Bu yüzden belki daha anlamlıdır boşluğa dökmek içini Duyarsın her…

Devamını Okuyun

BİR VEDA

Benim sözlerim yaradır; onun sözleri deva O tövbe kadar beyazdır ; ben günah kadar kara Onun sırrı anlamdadır; bense anlamsız bir mana O sihr-i derinde bir güldür; bense dikendir o cana Onun gözleri anlatır yüreğinin ezgisini; benimse dilim yetmez bana O hiçlikten anlama çıkıştır;bense yoklukta bir bela Benim adım cananda ifadesizdir; o ifade de gözün…

Devamını Okuyun

Hayatın Kalabalığı İçerisinde Solo Keman Çalmak

“Hayat kalabalığın içinde solo keman çalmak, keman çalmayı da, çalarken öğrenmektir.” Yaşantılamak Hayatımızın anlamı çaldığımız kemanın tellerinde bastığımız notalarda cereyan eder. Ancak biz kemanı çalmayı bilmez hayat denen şeyi yaşarken, elimizdeki kemanı çalarken öğreniriz kimisi çok tiz, kimisi çok kalın basılan notaları. Hayatın öğrenilmesi, kendiliğinden keman çalabilmek sıkıntılı bir süreçtir. Bize bir sorumluluk, bir yük…

Devamını Okuyun

Gerçeğin Yansımasındaki Gurbet

Saat kaçı kaç geçiyordu, günlerden neydi, neredeydi ya da neden buradaydı bilmiyordu. Sadece kararmakta olan havanın serinliğini içinde hissediyor ve uzaklardan gelen bir trenin yaralayıcı sesinde, gurbetinde kaybolan sılasının sesini duyuyordu. Ansızın içinden bir şeylerin gittiğini hissetti sanki uzaklardan bir yerden babası çağırıyordu, ‘’Gurbette geçen son gündür artık, yuvana yanıma gel oğlum, bizi Yaratanın diyarına…

Devamını Okuyun

Eylül Mahkumu

Çocukluğumun cılız hatıraları uzak bir iklimden seslenir. Bu uzak iklimde sonbaharlar boğazımda düğümlenip çözülmeyen bir acıdır. Bir zamanlar yaşadığım kente, eve, mahalleye dönmekse başka bir iklime girmek gibidir. Dolaşırım eş dost, akraba arasında bedenimi sıkan çocukluk giysileri varmış gibi sırtında. Zamanla artık oralı olmadığımı anlarım. Ruhum sıyrılıp kalmıştır uzaklarda, ben sadece seyirciyimdir her köşesinde gülüşlerimin…

Devamını Okuyun

Dünya Seyahati

Yaşanılan günde geçmişle uğraşılıyorsa, gelecek yok olmuş demektir. Kat edilen yollar, gördüklerimiz, yaşadıklarımız bize bir şeyler katmamışsa, Daha gidilecek çok yol var demektir. Ne yola çıkacak gücümüz ne de yarına inancımız yoksa Yorulmuşuz, belirsizliğe karışmışız demektir. Ama yarının belirsizliğidir ki hayatı yaşanmaya değer kılar. Yaşanmaya değer kılınan hayatsa; Ölümün sonsuz uykusunda bir rüya yürüyen bir…

Devamını Okuyun

Babamın Bavulu

Nasıl olacak şimdi? Yine mi bu yaz kış olacak kaç yıldır olduğu gibi? Ne kaldı ki geriye? Sorular, sorular..Yine yazın sonbaharda dökülen yapraklar misali hayallerimin yok oluşunun soluk hüznünü mü yaşayacağım? Üzerimde ölü bir toprak var sanki. Hiçbir şeye gülemiyorum. Neşemi umudumu kaybettim. Seninle konuşurken annem, sesimin ağlamaklı oluşuna üzüldün mü? ”Olmadı mı yine yapamadın…

Devamını Okuyun

Öyle Bir Yerdi ki…

Hep hayal ederdim uzaklarda beni bekleyen bir yer olduğunu. Oraya hiç gitmesem de gerçek olduğunu düşlerdim hep. Bir gün orayı bulursam diye umutlandırırdım kendimi. Ve bir gün hiç ummadığım bir anda o hayallerimdeki eşsiz diyarda buldum kendimi. Umduğumdan da güzel bambaşka bir diyardaydım. Burada yalan yoktu, burada ikiyüzlü insanlar, kendisi olmayan maskeli yüzler, sahici olmayan…

Devamını Okuyun

Hangi Zorluğu Aşamadık ki

‘Hiçbir şeye gereğinden fazla değer verme ya onu kaybedersin ya kendini’. Bu çok sevdiğim bir sözdür. Ama tek seven ben değilim galiba. Başımızdaki birçok temsilci de bu söze gereğinden fazla değer veriyor. Baksanıza neredeyse Türkiye’de çay içilme miktarını göremeyecek kadar körlere karşı bizler de kör gibi kalmışız. Kişi başına 2,3 kg ile Türkiye en çok…

Devamını Okuyun

Farkına Varınca Anladım

Farkına varınca analadım yaşadığımı sanıyorum.Ama yaşamak sadece nefes almak mı? İnsan olduğunun farkında mısın?Hayat denen şey ne? İçindeki sen sana neler diyor dinliyor musun onu? Düşünüyorum da zaman ne garip bir kavram. İçimdeki yansımalar nereden gliyor ve o zaman kırılmalarında yansımalarla aklıma düşenler beni niye üzüyor? Büyük bir boşluktayım adeta.Oradan oraya savrulurken ne bir dur…

Devamını Okuyun

Tek Şey

Evvel zaman içinde, tıbbın bilimin fennin izninde, cerrahlar uzman iken, uçan kuşlar metalden büyük uçaklar iken, ben bazalı yatağımdan msn’de Kenya’daki bir kızla tıngır mıngır sohbet eder iken , ‘’Bir varmış bir yokmuş’’ diye başlayan masalı rock grubundan ‘’Prensesin uykusu’’ şarkısı şeklinde dinlerken, kızıl saçlı ninem motosikletiyle çıkagelmiş kuaföründen… Neymiş efendim saçını boya tutmuyormuş. Kızıl…

Devamını Okuyun

Diyorum Ki!

Bazen diyorum ki çekip gitsem uzağa, çok uzaklara Kimseler bilmese yerimi, tanımasalar beni, hergün aynı sahte yüzleri görmesem , Yalandan rol yapmak zorunda kalmasam, kendim olsam Dilediğimce yaşasam,dilediğimi giysem,dilediğimle konuşsam Manalı sözlerden ve gözlerden uzakta, ruhumu dinlesem Dönebilsem içime,içimdeki bana, o anlatsa ben dinlesem Yaralanmış,kırılmış,ateşten yüreğime mumdan bir kayıkla yol alabilsem Dermen olabilsem sızılarıma, silebilsem…

Devamını Okuyun

Bir Yabancı Gibi Uzaktan

Uzaklardan izlemeye mahkum olursun çoğu kez olan biteni. En yakınlarına dahi yabancılaşabilirsin varlığınla, İçinde inceden bir sızı duyarsın , gözlerin dolar, Yakar içini geçmişin izleri, anlatamazsın birikmiş suskunluklarını, Daralır nefesin, kalbin hızlanır da donar kalırsın o anın sırrında. Koşmak ,sarılmak,unutmak istersin de yorgunsundur artık yenilgilerinde. Kaybolmayı dilediğin bu sahnede, yerin en arkasıdır , her daim…

Devamını Okuyun

Bir Gülüş ki…

Sevdiklerin değer verdiklerin aşık oldukların gider bir gün, Ya sen veda edersin onlara, ya onlar sana, Belki de ihanet edersin bir gün ya sen onlara, ya onlar sana. O anda suçlamamalı gideni, vardır elbet bir nedeni. Ama gidene kapalı da olmalı tüm kapılar, çıktığı gibi girmesin diye. Girmesin ki mutluluk yeniden bulunabilsin yürekte. Peki ya…

Devamını Okuyun

Anladım ki…

Sorsalardı belki de istemezdim bu dünyaya gelmeyi ama bazen hayatta olanlara ‘dur’ demek de gelmiyor elimizden olmasını önlemekte. Olan oluyor bizse çoğu kez seyirci kalıyoruz yaşanılanlara ve mecbur kalıyoruz bize sunulanı iyi ya da kötü yaşamaya, yaşarken büyümeye hayatı öğrenmeye. Yaşadıkça farkına vardım en sevdiğim mevsimin kış olduğunun. Nedense yazlar uzak bana. Kış denildiğinde sobanın…

Devamını Okuyun

Koca Çınar

Son birkaç gündür sürekli çalan telefonum yine çalıyordu ve arayan yine aynı kişiydi. Her ay bir edebiyat dergisi çıkarılıyordu ilçedeki tüm edebiyat öğretmenleri tarafından. Bu ayki sayıda bir değişiklik yapılmıştı. Derginin son sayfalarında edebiyatı seven, yazı yazan gençlerin yazılarına yer verilecekti. Çok sevdiğim edebiyat öğretmenim beni önermiş. ‘O kızın kesinlikle o dergide bir yazısı olmalı’…

Devamını Okuyun

Yazamamak

Niye yazamadığımı ben de bilmiyorum? Çoğu kez oturup içimi dökmek istiyorum ama yapamıyorum. Güzel yazanlara uğrayan ilham perisi bana nedense uğramıyor. Uğrasa da ben kullanamıyorum. Aklıma bir anda yazmak geliyor. Elime kağıdı kalemi alınca da yazı çıkmıyor. Sözcükleri ardı ardına dizemiyorum. Yazmak istediğim çok şey olmasına rağmen bir şeyler yazamıyorum. Yazmaya başladığım andan itibaren tutuluyorum….

Devamını Okuyun

1 2